Türkiye'de Kiralık Devremülk 2026: Güncel Verilerle Kapsamlı Rehber

Devremülk, Türkiye'de tatil amaçlı gayrimenkul kullanımının en eski ve en çok tartışılan biçimlerinden biri. Bir tarafta yılın belirli bir dönemi için tapuya bağlı, mülkiyete dayalı bir kullanım hakkı; diğer tarafta ise satış sonrası aidat, yönetim ve devir sorunlarıyla anılan bir ürün grubu var. 2026'ya girerken tabloyu daha da ilginç kılan şey, artık sadece "devremülk almak" değil, "devremülk kiralamak" ve "elindeki devremülk dönemini kiraya vermek" başlıklarının da ciddi bir hacme ulaşması.
Bu rehber, kiralık devremülk konusunu üç farklı okuyucu için ele alıyor: elinde devremülk hakkı olup bunu değerlendirmek isteyen mülk sahibi, tatil için kısa süreli devremülk kiralamak isteyen kullanıcı ve devremülkü bir yatırım aracı olarak masaya yatıran alıcı. Amaç, pazarlama dilinin dışına çıkıp hukuki zemini, maliyet kalemlerini ve gerçek risk noktalarını net biçimde ortaya koymak.
Devremülk Nedir, Devre Tatilden Farkı Nerede Başlar?
Devremülk, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında düzenlenen, bir taşınmazın yılın belirli dönemlerinde kullanılmasına ilişkin, tapuya şerh edilen bir irtifak hakkıdır. Bu, uygulamada şu anlama gelir: devremülk sahibi, bağımsız bölümün tamamının değil, o bağımsız bölümde yılın belirli bir haftasının (veya dönem paylarının) hak sahibidir ve bu hak tapu kütüğünde görünür.
Devre tatil ise çoğunlukla mülkiyete değil, bir hizmet sözleşmesine dayanır. Tüketici, belirli bir süre boyunca konaklama hizmetinden yararlanma hakkı satın alır; tapu üzerinde bir hak doğmaz. Türkiye'de tüketici mevzuatı, devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerini ayrı bir başlık altında düzenlemiş ve tüketiciye cayma hakkı ile ön bilgilendirme yükümlülüğü gibi koruma mekanizmaları tanımıştır. Sözleşme imzalamadan önce, ilgili yönetmeliğin güncel metnindeki cayma süresi ve ön ödeme yasakları mutlaka kontrol edilmelidir; bu koşullar zaman içinde değişebilmektedir.
Neden bu ayrım kiralama açısından kritik?
Çünkü kiraya verilebilecek şey, sahip olunan hakkın niteliğine bağlıdır. Tapuya bağlı bir devremülk hakkınız varsa, ilgili dönemi üçüncü kişiye kullandırmanız kural olarak mümkündür; sınırları yönetim planı ve devremülk sözleşmesi belirler. Buna karşılık yalnızca bir hizmet sözleşmesine dayanan devre tatil üyeliğinde, hakkın devri veya kiraya verilmesi çoğu zaman işletmenin iznine ve sözleşmedeki özel hükümlere tabidir. Pratikte pek çok uyuşmazlık, bu iki ürünün birbirine karıştırılmasından doğuyor.
"Kiralık Devremülk" Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
Piyasada bu ifade en az üç farklı işlemi tanımlamak için kullanılıyor ve karışıklığın büyük kısmı buradan çıkıyor:
- Dönem kiralama: Devremülk sahibinin, kullanmayacağı haftasını bir tatilciye bedel karşılığı kullandırması. En yaygın biçim budur.
- Uzun dönem kiralama: Aynı tesiste birden fazla dönemi elinde tutan kişi veya şirketin, bunları sezon boyunca sistematik biçimde kiralaması. Bu, ticari bir faaliyete dönüşebilir ve vergisel sonuçları farklıdır.
- Devir/kullandırma karışımı: Sözleşmede "kiralama" denilen ancak fiilen hakkın devrini içeren işlemler. Tapu işlemi olmadan yapılan bu tür anlaşmalar, alıcı tarafında ciddi risk yaratır.
Kiralık devremülk arayan bir tatilci için ürünün cazibesi açık: otel fiyatlarının yükseldiği sezonda, mutfaklı ve genellikle daha geniş metrekareli bir üniteyi, site imkânlarıyla birlikte kullanma imkânı. Mülk sahibi için ise cazibe, kullanılmayan bir dönemin aidat yükünü kısmen veya tamamen karşılamasıdır. Bu ikinci nokta, rehberin ilerleyen bölümlerinde ayrıntılandıracağımız gibi, devremülk ekonomisinin belkemiğini oluşturur.
2026 Tablosu: Devremülk Talebini Şekillendiren Dinamikler
Devremülk, doğrudan konut piyasasının bir parçası olmasa da aynı makro dalgalarla hareket eder. Konut fiyatlarının ve kiraların hızlı arttığı dönemlerde, ikinci konut sahipliği bazı haneler için ulaşılmaz hale gelir ve "tam mülkiyet yerine dönem mülkiyeti" fikri yeniden gündeme oturur. İstanbul özelinde kira artışlarının fiyat artışlarını geride bıraktığı dönemleri incelediğimiz bu analizde ayrıntılandırdığımız gibi, kira tarafındaki baskı tatil amaçlı kiralamalara da yansır.
İkinci dinamik, turizm bölgelerindeki gayrimenkul işlem hacmidir. TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre Antalya genelinde 87.639 konut satışı gerçekleşti. Aynı yıl Muğla'da 24.247, Mersin'de ise 59.919 konut satışı kayda geçti. Bu üç turizm ağırlıklı ili topladığımızda 87.639 + 24.247 + 59.919 = 171.805 adetlik bir işlem hacmi ortaya çıkıyor. Aynı dönemde İstanbul'da 310.453 konut satışı yapıldığı düşünüldüğünde, üç turizm ilinin toplamı İstanbul'un 171.805 / 310.453 = yaklaşık %55'ine denk geliyor. Devremülk arzının yoğunlaştığı sahil şeridinin, ülke genelindeki gayrimenkul hareketliliği içinde ne kadar ağırlıklı bir yer tuttuğunu bu oran özetliyor.
Ticari gayrimenkul yoğunluğu ne anlatıyor?
Bir bölgede tatil ekonomisinin ne kadar kurumsallaştığını anlamanın pratik bir yolu, iş yeri satışlarının konut satışlarına oranına bakmaktır. TÜİK'in 2025 verileriyle:
- Antalya: 9.557 iş yeri / 87.639 konut = %10,9
- Muğla: 3.087 iş yeri / 24.247 konut = %12,7
- Mersin: 5.527 iş yeri / 59.919 konut = %9,2
- İzmir: 11.156 iş yeri / 100.084 konut = %11,1
- İstanbul: 36.800 iş yeri / 310.453 konut = %11,9
- Ankara: 30.041 iş yeri / 153.470 konut = %19,6
- Bursa: 7.475 iş yeri / 60.707 konut = %12,3
- Konya: 7.231 iş yeri / 45.330 konut = %16,0
- Adana: 4.335 iş yeri / 37.582 konut = %11,5
- Eskişehir: 1.387 iş yeri / 27.400 konut = %5,1
Muğla'nın turizm illeri arasında en yüksek orana sahip olması dikkat çekici: konut satışlarının hacmi görece küçük olmasına rağmen ticari gayrimenkul talebi güçlü. Bu, sezonluk işletmelerin ve hizmet altyapısının yoğunluğuna işaret eder ki devremülk kiralayan bir tatilci için bu altyapı doğrudan konfor anlamına gelir. İş yeri tarafındaki sözleşme dinamiklerini merak edenler için iş yeri kiralama rehberimiz tamamlayıcı bir kaynak olabilir.
Devremülk Kiralamadan Önce Yapılması Gereken Tapu Kontrolleri
Devremülkte en sık yaşanan mağduriyetler, hakkın hukuki niteliğinin doğru anlaşılmamasından kaynaklanır. Aşağıdaki kontrol listesi hem kiraya verecek mülk sahibi hem de uzun süreli kiralama yapacak taraf için geçerlidir.
1. Tapu kaydında devre mülk hakkı gerçekten var mı?
Tapu senedinde "devre mülk" ibaresi ve dönem bilgisi açıkça yer almalıdır. Yalnızca bir "satış sözleşmesi" veya "üyelik belgesi" gösteriliyorsa, elinizdeki büyük olasılıkla mülkiyete dayalı bir hak değil, sözleşmesel bir tatil hizmeti hakkıdır. Bu ayrımı yapmadan ödeme yapmayın.
2. Dönem numarası ve takvim karşılığı net mi?
Devremülkte dönemler genellikle hafta numarasıyla ifade edilir. Sözleşmede sadece "yaz dönemi" gibi muğlak bir ifade varsa, uygulamada aynı hafta için iki farklı kişinin hak iddia etmesi mümkün olur. Dönemin başlangıç ve bitiş günleri, giriş-çıkış saatleriyle birlikte yazılmalıdır.
3. Üzerinde takyidat var mı?
İpotek, haciz, satış vaadi şerhi gibi kayıtlar devremülk hakkını da etkiler. Özellikle tesisin tamamı üzerinde bir finansman yükü varsa, bu durum ileride kullanım hakkını fiilen tartışmalı hale getirebilir. Tapu müdürlüğünden alınacak güncel kayıt örneği, ilanlardaki beyanlardan çok daha güvenilirdir.
4. Yönetim planı ve aidat rejimi ne diyor?
Yönetim planı, devremülkün anayasasıdır: aidatın nasıl belirleneceği, ortak alanların kullanımı, dönem değişim kuralları, kiraya verme serbestisi ve yaptırımlar burada yazar. Kiraya verme hakkının sınırlandırıldığı yönetim planları da mevcuttur. Kiralama üzerine bir gelir modeli kuruyorsanız, bu belgeyi okumadan ilerlemek en pahalı hatalardan biridir.
5. Aidat borcu geçmişi temiz mi?
Devremülkte birikmiş aidat borcu, hakkın el değiştirmesinde en sık karşılaşılan sürprizdir. Yönetimden borcu yoktur yazısı talep edin ve bunu sözleşmenize ek yapın.
Maliyet Kalemleri: Devremülk Kirasının Gerçek Ekonomisi
Devremülk gelirini değerlendirirken yalnızca kira bedeline bakmak yanıltıcıdır. Sağlıklı bir hesap için şu kalemleri alt alta yazmak gerekir:
- Yıllık aidat: Devremülkün sabit ve kaçınılmaz maliyetidir. Kullanım olsun ya da olmasın ödenir. Havuz, güvenlik, peyzaj, sıcak su ve genel bakım giderlerini kapsar.
- Demirbaş yenileme payı: Bazı tesislerde mobilya, beyaz eşya ve tekstil yenilemesi için ayrı bir katkı payı toplanır.
- Emlak vergisi: Devremülk hakkı tapuya bağlı olduğundan, ilgili belediyeye karşı vergi yükümlülüğü gündeme gelir. Payın oranı ve beyan usulü için belediye ile teyit şarttır.
- Temizlik ve hazırlık gideri: Kiralama yapıyorsanız her giriş-çıkış arasında ünitenin hazırlanması gerekir.
- Pazarlama ve komisyon: Aracı platform veya emlak danışmanı üzerinden kiralamada komisyon payı.
- Boş kalma riski: Sezon dışı dönemlerde talep belirgin biçimde düşer; yıllık gelir beklentisini tek bir yüksek sezon haftasına göre kurmak gerçekçi olmaz.
Pratik yaklaşım şudur: yıllık aidat ve sabit giderler toplamını, gerçekçi biçimde kiralayabileceğiniz gün sayısına bölün. Ortaya çıkan gecelik maliyet, o bölgedeki benzer nitelikte konaklama fiyatlarının belirgin biçimde altında değilse, kiralama modeli sizin için ekonomik olarak çalışmıyor demektir. Bu tür bir amortisman hesabının konut tarafındaki mantığını kira/fiyat oranı analizimizde adım adım anlatmıştık; devremülkte de kurgu aynıdır, yalnızca payda çok daha küçüktür.
Vergisel Yükümlülükler
Devremülk dönemini kiraya veren gerçek kişi için elde edilen gelir, kural olarak gayrimenkul sermaye iradı (GMSİ) kapsamında değerlendirilir ve yıllık beyan eşiklerine bağlı olarak beyan yükümlülüğü doğurabilir. Ancak faaliyet süreklilik, organizasyon ve hacim kazandığında — örneğin çok sayıda dönemin sistematik olarak, otelcilik benzeri hizmetlerle birlikte kiralanması halinde — vergi idaresi bunu ticari kazanç olarak değerlendirebilir. Bu iki rejim arasındaki sınır teknik bir konudur ve bölge, ölçek ve sunulan hizmete göre değişir.
Bu nedenle üç öneri geçerlidir: (1) tüm tahsilatları banka üzerinden ve kayıtlı biçimde yapın, (2) aidat, temizlik ve komisyon gibi giderlerin belgelerini saklayın, (3) yıllık gelir belirli bir hacme ulaştığında mutlaka bir mali müşavirle rejim tespiti yaptırın. Yabancı uyruklu kiracılara yapılan kiralamalarda ise kimlik bildirim yükümlülüğü ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sözleşme Kontrol Listesi: Kiraya Verirken ve Kiralarken
Devremülk kiralamalarında sözleşmeler çoğu zaman bir sayfalık, gayri resmî metinlerdir. Oysa uyuşmazlıkların büyük kısmı tam da bu metinlerin boşluklarından doğar. Aşağıdaki maddeler asgari düzeyde yer almalıdır:
- Tarafların kimlik ve iletişim bilgileri; kiraya verenin devremülk hakkını gösteren tapu bilgisi
- Tesis adı, blok/bağımsız bölüm numarası ve dönem numarası
- Giriş ve çıkış tarih ve saatleri
- Kira bedeli, ödeme takvimi, para birimi (TL cinsinden düzenleme tavsiye edilir) ve ödeme kanalı
- Kaparo tutarı ve iade koşulları; iptal halinde kademeli kesinti tablosu
- Depozito ve hasar tespiti usulü; giriş-çıkış demirbaş tutanağı
- Azami kişi sayısı, evcil hayvan, misafir ve gürültü kuralları
- Aidat, elektrik-su ve site içi ek hizmet ücretlerinin hangi tarafa ait olduğu
- Tesisin ortak alanlarının (havuz, spor salonu, otopark) kullanım hakkının kapsamı
- Mücbir sebep hükmü ve uyuşmazlık halinde yetkili merci
Kiralayan taraf için ek bir öneri: rezervasyonu kesinleştirmeden önce tesis yönetimini arayıp, ilgili dönemde ilgili bağımsız bölümün hak sahibinin sizinle sözleşme yapan kişi olup olmadığını teyit edin. Bu tek telefon, sahte ilan kaynaklı mağduriyetlerin büyük bölümünü önler.
Kırmızı Bayraklar: Ne Zaman Geri Adım Atmalı?
Baskılı satış toplantıları
Ücretsiz tatil, hediye çeki veya "yalnızca bugün geçerli" indirim vaadiyle düzenlenen sunumlarda imzalanan sözleşmeler, tüketici şikâyetlerinin klasik kaynağıdır. Sözleşmeyi eve götürüp okumadan imzalamayın.
Tapusuz "devremülk" satışı
Tapuya şerh edilmemiş, yalnızca sözleşmeyle satılan ürünler devremülk değildir. Bu ürünlerin ikincil piyasada satılabilirliği düşüktür ve işletmenin devamlılığına doğrudan bağımlıdır.
Belirsiz veya sınırsız aidat artışı
Aidatın nasıl belirleneceğine dair objektif bir kriter yoksa, yıllar içinde aidat, hakkın sağladığı faydanın önüne geçebilir. Devremülkte "negatif getiri" çoğunlukla buradan doğar.
Çıkış (exit) yolunun olmaması
Hakkı satmak veya devretmek istediğinizde alıcı bulmanın ne kadar zor olduğunu, satın almadan önce ikinci el ilanlara bakarak test edin. Aynı tesiste uzun süredir satılamayan çok sayıda ilan varsa, likidite sorunu var demektir.
Ödemenin şahsi hesaba istenmesi
Kurumsal bir tesiste ödemenin şirket hesabı yerine şahsi hesaba yönlendirilmesi, hem vergisel hem hukuki açıdan ciddi bir uyarı işaretidir.
Bölgesel Değerlendirme: Devremülk Nerede Mantıklı?
Akdeniz hattı: Antalya ve Mersin
Antalya, TÜİK'in 2025 verilerine göre 87.639 konut satışıyla turizm illeri arasında açık ara en yüksek işlem hacmine sahip. Sezonun uzunluğu, havalimanı erişimi ve konaklama arzının derinliği, kiralık devremülk açısından en likit pazarı burada oluşturuyor. Mersin ise 59.919 konut satışıyla güçlü bir yerel talep gösteriyor; devremülk tarafında ağırlık, iç turizme ve bölgesel hafta sonu kullanımına dayanıyor.
Ege: Muğla ve İzmir
Muğla'da 2025 yılı konut satışı 24.247 adet olarak kaydedildi; iş yeri satışlarının konut satışlarına oranı %12,7 ile turizm illeri arasında en yüksek seviyede. Bodrum ve Fethiye çevresinde sezonun yoğunlaştığı haftalarda kiralık devremülk talebi belirgin biçimde artar, ancak sezon dışı boşluk süresi de uzundur. İzmir'de 100.084 konut satışıyla daha dengeli ve yıl boyu işleyen bir piyasa söz konusudur.
Termal ve dağ turizmi: Bursa, Ankara çevresi
Bursa'da 2025'te 60.707 konut satışı gerçekleşti. Uludağ hattındaki devremülkler, deniz turizminden farklı olarak kış sezonunda talep görür; bu, portföy çeşitlendirmesi açısından anlamlı bir karşı-döngü sağlar. Ankara ise 153.470 konut satışı ve %19,6'lık iş yeri/konut oranıyla listedeki en "ticari" profile sahip il; devremülk talebi burada daha çok çevre illerdeki termal tesislere yöneliyor.
İç Anadolu ve diğer merkezler
Konya'da 45.330, Adana'da 37.582, Eskişehir'de 27.400 konut satışı kaydedildi. Bu illerde devremülk arzı sınırlıdır; ancak buralardaki hane halkı, Akdeniz ve Ege'deki devremülklerin önemli bir talep kaynağıdır. Yani devremülk yatırımını değerlendirirken yalnızca tesisin bulunduğu ili değil, ona hangi illerden ulaşıldığını da hesaba katmak gerekir.
Devremülk mü, Doğrudan Konut mu? Karşılaştırmalı Bakış
Devremülkün en güçlü yanı, giriş maliyetinin tam mülkiyete kıyasla düşük olmasıdır. En zayıf yanı ise likidite ve gelir potansiyelinin sınırlılığıdır. Yılın bir haftasına sahip olmak, o taşınmazın değer artışından yaklaşık olarak aynı oranda pay almanızı sağlasa da, ikinci el piyasada alıcı bulmak çoğu zaman tam mülkiyetli bir daireye göre çok daha zordur.
Bu nedenle, tatil ihtiyacını karşılamak ile yatırım yapmak farklı hedefler olarak ayrıştırılmalıdır. Düzenli olarak aynı bölgede tatil yapan ve konaklama maliyetini sabitlemek isteyen bir hane için devremülk rasyonel olabilir. Buna karşılık amaç kira geliri ve sermaye kazancıysa, bütün mülkiyete dayalı bir konut ya da ticari ünite genellikle daha öngörülebilir bir yol sunar.
Örnek: bütün mülkiyetli bir projede ürün çeşitliliği
TapuGezgini envanterinden bir örnek üzerinden bakalım. Samsun'daki Ünal İnşaat - Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı Balaç Yolu projesinde satışa açık toplam 44 ünite bulunuyor. Bunların 40 adedi net 65–73,9 m² aralığında 2+1 daire; 4 adedi ise net 528–567 m² aralığında dükkan. Yani konut tipleri 40 / 44 = ünitelerin yaklaşık %91'ini oluşturuyor. Bu tür bir projede alıcı, tek bir tapuyla yılın 52 haftasının tamamına hâkim olur; kiralama, satış ve finansman kararlarını kendisi verir. Ankara'daki Nefes Ankara İncek projesinde olduğu gibi, birim fiyatların paylaşılmadığı projelerde ise güncel bilgi için doğrudan iletişime geçmek gerekir. Bölgesel getiri karşılaştırması yapmak isteyenler için Samsun emlak yatırımı rehberimiz detaylı bir çerçeve sunuyor.
Benzer biçimde, tatil bölgelerinde arsa ve arazi tarafını değerlendirenler için kiralık arazi analizimiz, uzun vadeli kullanım hakkı kurgularının nasıl işlediğini anlamak açısından faydalı bir okuma olacaktır.
Kiralık Devremülkte Sezon Yönetimi: Pratik Öneriler
Erken rezervasyon takvimi kurun
Yüksek sezon haftalarının talebi genellikle sezon başlamadan aylar önce oluşur. Dönem sahibi, kullanıp kullanmayacağına ilkbahar başında karar verip ilanı erken açtığında hem daha iyi bedel hem de daha güvenilir kiracı profili yakalar.
Fotoğraf ve bilgi kalitesine yatırım yapın
Devremülk üniteleri birbirine çok benzediği için ilanlar arasında ayrışmanın en etkili yolu, net metrekare bilgisi, yatak düzeni, balkon yönü, denize/merkeze mesafe ve site imkânlarının açıkça yazılmasıdır. Belirsiz ilanlar daha düşük fiyata kiralanır.
Yönetimle iyi ilişki kurun
Tesis yönetimi, kiracı giriş-çıkışlarında, kimlik bildiriminde ve hasar tespitinde en önemli paydaşınızdır. Yönetimin kurallarına uyumlu çalışan dönem sahipleri, uygulamada çok daha az sorun yaşar.
Sigorta ve depozito disiplinini ihmal etmeyin
Ünite içindeki demirbaşların fotoğraflı tutanakla teslim edilmesi ve makul bir depozito alınması, küçük hasarların büyük tartışmalara dönüşmesini engeller.
Sık Sorulan Sorular
Devremülk hakkımı kiraya vermek için tesis yönetiminden izin almam gerekir mi?
Kural olarak tapuya bağlı devremülk hakkının kullanımı hak sahibine aittir; ancak yönetim planında kiraya vermeye ilişkin özel hükümler bulunabilir. Sözleşme yapmadan önce yönetim planını okumak en güvenli yoldur.
Aidat ödenmezse ne olur?
Aidat borcu, yönetimin hukuki takip başlatmasına ve tesis imkânlarından yararlanmanın kısıtlanmasına yol açabilir. Devremülkte aidat, opsiyonel bir gider değil, hakkın sürdürülebilirliğinin ön koşuludur.
Devremülkü kiralayan kişi ortak alanları kullanabilir mi?
Bu, yönetim planına ve tesisin uygulamasına bağlıdır. Havuz, otopark ve spor alanı kullanımının kiracıya geçip geçmediği, kira sözleşmesinde açıkça yazılmalıdır.
Devremülk kredisi kullanılabilir mi?
Bankaların devremülk finansmanına yaklaşımı, tam mülkiyetli konuta göre genellikle daha temkinlidir ve ürün bazında değişir. Finansman planı yapmadan önce bankanızla teyit edin.
Yabancı uyruklu bir kişi devremülk hakkı edinebilir mi?
Yabancıların taşınmaz edinimi genel mevzuat sınırlamalarına tabidir ve bölgeye göre değişebilen kısıtlar bulunabilir. İşlem öncesi tapu müdürlüğünden bölgeye özgü durumun teyit edilmesi gerekir.
Sonuç: Devremülkte Kazanan, Belgeyi Okuyandır
Kiralık devremülk, doğru kurgulandığında tatil maliyetini düşüren, yanlış kurgulandığında ise yıllarca süren bir aidat yüküne dönüşen bir üründür. Farkı yaratan şey, çoğu zaman fiyat değil, üç belgeye ne kadar dikkatle bakıldığıdır: tapu kaydı, yönetim planı ve kira sözleşmesi.
2025 yılına ait TÜİK verileri, Antalya'da 87.639, Mersin'de 59.919, Muğla'da 24.247 konut satışıyla turizm hattının hâlâ güçlü bir işlem hacmi ürettiğini gösteriyor. Bu canlılık, kiralık devremülk için talep tarafının var olduğu anlamına gelir; ancak talebin varlığı, her tesisin ve her dönemin kârlı olduğu anlamına gelmez. Sezon uzunluğu, tesisin bakım kalitesi, aidat politikası ve ikinci el likidite, kararın gerçek belirleyicileridir.
Özetle: tatil ihtiyacını sabitlemek istiyorsanız devremülk masada kalabilir; öncelikli hedefiniz kira getirisi ve sermaye kazancıysa, bütün mülkiyete dayalı konut ve ticari ünite seçeneklerini karşılaştırmadan karar vermeyin. TapuGezgini'ndeki proje ve ilan envanterini incelerken, her zaman aynı soruyla ilerleyin: "Bu haktan çıkmak istediğimde beni kim, hangi fiyata devralır?" Bu sorunun ikna edici bir cevabı yoksa, imzayı ertelemek en iyi yatırım kararı olabilir.
Yorumlar
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!



